Bilişsel Gelişimi Etkileyen Faktörler

0

Jean Piaget’in bilişsel gelişim kuramına göre bilişsel gelişimi etkileyen faktörler nelerdir, hakkında bilgi.

BİLİŞSEL GELİŞİMİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

1. Olgunlaşma

Bireyin herhangi bir organının çevre yaşantılarından bağımsız olarak kendisinden beklenen görevi yapabilecek biyolojik düzeye erişmesidir. Buna göre her canlı varlık kendine özgü bir planla dünyaya gelir ve gizil güçleri kalıtımsal plana göre işlerlik kazanır. Bu bağlamda olgunlaşma kalıtımla ilgili olduğu için insan gelişiminin sınırını belirler, dolayısıyla bilişsel gelişimin sınırı da olgunlaşma ile ilgilidir.

Piaget’e göre bilişsel gelişim biyolojik temellidir. Bilişsel gelişimde ilerleme olabilmesi için organizmanın biyolojik olgunluğa erişmesi ve çevresiyle etkileşimleri sonucu yaşantı kazanması gerekir. Zihinsel açıdan gerekli olgunluk düzeyine ulaşmadan bireyin herhangi bir bilgiyi öğrenebilmesi mümkün değildir. 4 yaşındaki bir çocuğun soyut düşünme becerisine sahip olamaması gibi. Kısaca, kişi olgunlaştıkça, zihin gelişimi de ilerler.

2. Yaşantı (Deneyim)

Nesnelerle(objelerle) doğrudan ilişki kurmaktır. Başka bir deyişle bireyin fiziksel ve sosyal çevre ile etkileşimi neticesinde bireyde kalan izlerdir.

insanın bilişsel gelişimi, geçirilen yaşantılarla artar. Bu anlamda bireye sunulacak uyaran sayısı ve bu uyaranlarla geçirilen yaşantı zenginliği, kurulmakta olan düşünce yapılarını destekler ve hızlandırır. Örneğin bir çocuğun denizle ilgili bir şema geliştirebilmesi için denizi görmesi gerekir.

Dünyaya çok sayıda refleksle gelen bebeğin yaşantısı arttıkça refleksleri değişikliğe uğrar. Refleksler, çocuğun çevreye uyum sağlaması konusunda yerlerini, bilinçli, istemli ve karmaşık hareketlere bırakırlar.

3. Sosyal (Kültürel) Aktarım – (Sosyal Geçiş)

Kültürel aktarım, herhangi bir toplumun edinmiş olduklarını(bilgiler, kurallar, değerler, davranışlar vs) kendilerinden sonraki nesillere aktarmasını ifade eder. Başka bir deyişle sosyal geçiş, çocuğun sosyal çevresinden öğrendiklerinin tümünü kapsamaktadır. Büyüklerin yanında saygılı olma, küçüklere şefkatle yaklaşma, zor durumda olan komşusuna yardım eli uzatma gibi değerler bu şekilde elde edilir.

4. Dengeleme (Dengelenme)

Dengeleme, bireyin yeni karşılaştığı bir durumla kendisinde önceden var olan bilgi ve deneyimler arasında denge kurmak için yaptığı zihinsel işlemlerdir. Başka bir ifade ile bireyin özümleme ve düzenleme yoluyla çevresine uyum sağlayarak dinamik bir dengeye ulaşması sürecidir.

Piaget, dengelenme kavramını fizikteki “homeostasis” kavramından alır. İnsan zihni de tıpkı organizma gibi sürekli bir dengede olma eğilimini gösterir. Organizmaya gelen her yeni bilgi, mevcut bilgilerle örtüşmüyorsa, zihinsel olarak bir dengesizlik-karışıklık durumu yaşanır. Bu durum rahatsız edicidir ve tekrar denge durumuna ulaşma ile hem rahatsızlık giderilir hem de zihinsel gelişim desteklenir. Buna göre çocuklar evde ya da okulda kendisine yeni bir bilgi geldiğinde ya da daha önce öğrendiklerine aykırı bir bilgi ile karşılaştığında bilişsel bir çelişki yaşar ve bu çelişkiyi çözme işlemine girişir. Bu bilişsel çelişkiyi giderme çabasına dengeleme denir.

Dengeleme süreci sayesinde insan bilişsel gelişim merdiveninde yukarıya doğru tırmanır. Zira her bir dengeleme kişinin dünyayı anlamlandırmasına bir katkı yapar. Piaget dengelemeyi bireyin kendi zihninin düzenlemesi olarak görür.





Yorum Yazmak İster misiniz?