Cahit Sıtkı Tarancı Hayatı ve Şiirleri

0

Cahit Sıtkı Tarancı kimdir ve ne yapmıştır? Cahit Sıtkı Tarancı hayat hikayesi, eserleri ve şiirleri ile ilgili bilgi.

Cahit Sıtkı Tarancı

Cahit Sıtkı Tarancı; Türk ozanı (Diyarbakır, 1910-Viyana, 1956).

Ortaöğrenimini Galatasaray Lisesi’nde tamamlayan Cahit Sıtkı Tarancı (1931), Mülkiye Mektebi’nde başladığı siyasal bilgiler öğrenimini Paris’te sürdürmek üzere Fransa’ya gitti (1939), ama İkinci Dünya savaşının patlaması üzerine Türkiye’ye döndü (1940). Çeşitli kuruluşlarda çevirmen ve memur olarak çalıştı. 1945’te yakalandığı hastalığın tedavisi için götürüldüğü (1956) Viyana’da öldü.

ŞİİRLERİNİN ÖZELLİKLERİ

İlk şiirleri 1930’dan sonra Muhit ve Servetifünun dergilerinde çıkan Cahit Sıtkı Tarancı, bu şiirlerinde, aradığı yolu bulmuş bir sanatçı niteliğindedir. Döneminin bunalımlı koşulları içinde birçok ozanın yöneldiği yaşama sevinci ve buna koşut olarak ölüm korkusu, onun ilk şiirlerinden başlayarak hemen bütün şiirlerinde yer aldı. Toplumsal koşulların içinde bunalan insanın bireysel gerçekliğini anlatan 1930 ve 1940 yıllarının ozanlarından toplumsal sorunları ikinci plana atmasıyla, Garipçilerden, ilk şiirleriyle birlikte ortaya koyduğu ve daha da geliştirerek, ince bir duyarlığa ulaştırdığı lirizmiyle ayrıldı. Bilincinde, belki de bilinçaltında yer etmiş olan ölüm duygusunu, yaşama sevgisini temel alıp şiirleştirerek dengeledi. Bu bakımdan Cahit Sıtkı Tarancı’nın, ölümü konu alan şiirlerinde bile yaşama bağlılığı anlattığı söylenebilir. Yaşama tutkusunun bir tür gizemciliğe ulaşmasına karşın şiirlerinde hiçbir zaman metafiziğe yer vermedi. Ama kimi şiirlerinde din duygusu bir motif olarak yer aldı. Cahit Sıtkı Tarancı’ nın şiirlerindeki aşk da yüceltilmiş, gündelik niteliklerinden soyutlanmış olmasına karşm, gene de platonik niteliğe bürünmez.

Cahit Sıtkı Tarancı, şiirinde dil, biçim ve güzelliği amaçladı. Döneminde toplumsal çalkantılardan ve olaylardan pek etkilenmedi ve şiirinde yansıtmadı. Ona göre “şairin sorumluluğu sesle başlar, sesle biter”. Bu görüşe göre oluşturduğu şiir anlayışında çağrışıma yer vererek ve sözcüklerin birbiriyle oranını arayarak bir ses düzeni kurmak başlıca amaç oldu. Dizeye önem verdiği kadar, şiir bütününün sağlam bir yapı oluşturmasını da amaçladı. Hece ölçüsünü kullandığı şiirlerinde, bu ölçünün olanaklarını en iyi biçimde değerlendirdi, ancak heceyi halk şiirinin sesinden çok, özgün bir şiir sesi yaratmada araç olarak kullandı. Fazlalıklardan arınmış, tümce yapısı sağlam şiir diliyle, türkçeyi en iyi kullanan ozanlar arasında yer alarak dönemini etkiledi. Cahit Sıtkı Tarancı’nın ayrıca değişik gazetelerde yayımladığı öykülerinde, çatısı sağlam bir öykü anlayışı ve akıcı bir dili vardır.

YAPITLARI

Şiir: Ömrümde Sükût (1933); Otuz Beş Yaş (1946); Düşten Güzel (1952); Sonrası (1957); Bütün Şiirleri (derleyen Asım Bezirci, 1982).
Öykü: Cahit Sıtkı Tarancı’nın Hikâyeciliği ve Hikâyeleri (derleyen: Selahattin Önerli,1976; bu yapıtta 22 öyküsü derlenmiştir).



Yorum Yazmak İster misiniz?