Çevre Koruma Haftası Ne Zaman?

0
  • Çevre koruma haftası ne zaman? Her yıl haziran ayının ikinci pazartesi günü çeşitli etkinliklere sahne olan Çevre Koruma Haftası ile ilgili bilgi.
  • Çevre deyince aklımıza “doğa” gelir. Doğa, canlı ve cansız varlıklardan oluşur. Canlı varlıklar; insanlar, hayvanlar, bitkilerdir. Cansız varlıklar, sayıları yüze yaklaşan madenlerin türlü bileşimlerinden oluşur.
  • Çevre Koruma Haftası
  • Doğayı oluşturan varlıklar arasında doğal denge vardır. Doğal denge varlıkların yaşamlarının nedenidir.
  • Bitkiler; toprak, su ve güneş ışığına ve ısısına gereksinim duyar.’ Hayvanlar, bitkilerle beslenir. Kimi hayvanlar, besinlerini diğer canlılardan sağlarlar. İnsanlar ise; besinlerini hayvanlardan ve bitkilerden sağlarlar. Doğanın, en akıllı, bilinçli varlığı olan insanın yaşaması için hava, su, toprak, ısı vazgeçilmez yaşam kaynaklarıdır. Bunların yanında et, süt, yumurta, peynir, ekmek, sebze, meyve gereksinimiz vardır. Bunları ve daha on binlerce maddeyi doğadan sağlarız.
  • Binlerce yıl önce insanlar, doğa ile savaşmayı başarı saymışlar; ağaçları kesmişler, ormanları yakmışlar, hayvanları yok etmişlerdir. Başarı saydıkları bu etkinlikler yakın geçmişe ve günümüzde bir yıkıma dönüşmüştür. Dünya nüfusunun artması, sanayi kuruluşlarının gelişmesi doğal dengeyi bozmaya başlamıştır. Yaşadığımız konforun bedelini doğa ödemiştir.
  • Fabrika bacalarından, otomobillerin egzozlarından, evlerin bacalarından çıkan dumanlar, havayı kirletmektedirler. Fabrikaların sıvı artıkları akarsularla göllere, denizlere ulaşmakta, sular kirlenmektedir. Sanayi artıkları, şehirlerde oluşan çöpler, toprağı kirletmektedir. Hava, toprak ve suyun yoğun kirlenmesi canlıları; özellikle insanların sağlığını etkilemektedir. Kuşlar ölmekte, balıklar zehirlenmekte, bitkiler kuruyup gitmekte; yüzlerce canlı türü yeryüzünde yok olmaktadır.
  • insanlar, kalabalıklaşan, havası kirlenen, iç içe binalarla dolan kentlerden kaçıp sahillerde, dağ yamaçlarında oluşturdukları yazlıklara koşmaktadırlar. Bunun sonucunda umutla koştukları bu yerler de kirlenmektedir. Birçok akarsu ile beslenen Karadeniz kirlenmiş, halkın geçiminde, beslenmesinde önemli yer tutan hamsi balığı iyice azalmıştır. Hızlı bir nehir gibi akan İstanbul Boğazı, Marmara Denizi’ne çöp taşımaktadır. Marmara Denizi’ne yolu düşen balık sürüleri kitle halinde ölüp yok olmaktadır. Turistik kıyı kentleri, Ege ve Akdeniz’i kirletmektedir.
  • insanlar yerlere tükürmektedir. Çöpleri sokağa atmaktadır. Çiklet kâğıdını, süt kutusunu, çikolata kâğıdını, sigara izmaritini düşüncesizce sokağa atan her yaştan, sorumsuz insanlara her gün rastlıyoruz. Çevremizi kirleten görgüsüz, saygısız kişiler felâketimizi hazırlamaktadırlar.
  • Çevremizi temiz tutmak, doğal dengeyi korumak her insanın, her yurttaşın ulusal görevidir, insanlık görevidir. Bu bilince erişen bazı kişiler çevre koruma çalışmalarına giriştiler. Devletler çevre koruma konusunda işbirliği yapma gereğini duydular. İlk kez 1972’de İsveç’in başkenti Stocholm’da “Dünya Çevre Sorunları Konferansı” düzenlendi. 1972’den bu yana Haziran ayının ikinci Pazartesi günü başlayan hafta, tüm dünya ülkelerinde insanların bilgilendirilmesi, bilinçlendirilmesi, doğal değerlerin ve yararlarının tanıtılması, sevdirilmesi için etkinliklerde bulunulur. Kitle iletişim araçları, belediyeler, kamu ve özel kuruluşlar, dernekler, yurttaşları çevre korumada bilinçlendirmeye özen gösterirler. “Türkiye Çevre Sorunları Vakfı, (1978), Çevre Bakanlığı, TÜBİTAK, Sağlık Bakanlığı, Tarım, Orman ve Köy İşleri Bakanlığı, Hıfzıssıhha Enstitüsü (sağlığı koruma) Doğal Hayatı Koruma Derneği, Türkiye Erozyonla Mücadele Derneği (TEMA) Türkiye Tabiatını Koruma Derneği, Ege Çevre Sağlığı Merkezi bizim için birer umut kaynağıdır. Bu kuruluşları tanımalıyız, çalışmalarına katkıda bulunmalıyız.
  • Çevre kirliliğini önlemek, doğal dengeyi korumak, insan yaşamını sağlıklı bir biçimde sürdürmek, gelecek kuşaklara zengin, düzenli bir Türkiye bırakmak için el ele, gönül gönüle çalışmalıyız. Doğayı tanımalıyız, sevmeliyiz, korumalıyız. Bu bilince varamayanları, uygun biçimde uyarmalıyız.
  • Yerlere çöp atmamalıyız, tükürmemeliyiz. Çiçek ve fidan dikmeliyiz. Ormanı yok etmekten kaçınmalıyız. Denizleri, akarsuiarı kirletmemeliyiz. Fabrikalarda, kaloriferlerde, taşıtlarda zehirli gazların zararlarını azaltmalıyız.
  • “Tüm yurdu bir aile ocağı, tüm yurttaşlarımızı birer ağabey, kardeş gibi sevmeliyiz.” “Bu bilince varan insanlar çevrelerini kirletmezler, korurlar. Uygar insana yakışan da budur. Atalarımızın büyük özverilerle kazanıp bize emanet ettikleri güzel Türkiye’mizi gelecek kuşaklara yaşanabilir bir ülke olarak bırakmalıyız.
  • ÇEVRE KORUMA İLE İLGİLİ SÖZLER
  • * Temizlik dinin yarısıdır. (Hz. Muhammed)

    * Evlerinizi mescitlerinizden daha süslü, sokaklarınızı da evlerinizden daha temiz ve güzel tutunuz. (Hz. Muhammed)

  • * Herkes evinin önünü süpürse, tüm şehir tertemiz olur. (Goethe)
  • * Doğa bekçiyle değil, sevgiyle korunur.
  • * Sağlıklı yaşam, sağlıklı çevre ile olur.
  • * Türkiye’ni temiz tut, yeşili koru.
  • * Biz doğayı korursak, o da bizi korur.
  • * Sevgi, çiçek açmayan yere uğramaz.
  • * Doğa, Tanrı’nın yazdığı bir kitaptır. (Harvey)
  • * Mutluluğa götüren yollardan birisi de doğa sevgisinden geçer. (Goethe)
  • * Doğa, hiç bir şeyi boşuna yapmaz. (Ukrayna Atasözü)
  • * Temizlik, tanrısallığın hemen arkasından gelir. (J. Wesley)
  • * Doğayı korumak, gelecek kuşaklara verebilecek en değerli armağandır.
  • * Gerçek avcı, doğanın dürüst dostu, en güçlü koruyucusudur.
  • * Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek; devletin ve vatandaşların ödevidir. (Anayasa: Mad. 56)



Yorum Yazmak İster misiniz?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.