George Orwell Hayatı ve Eserleri

0

George Orwell kimdir ve ne yapmıştır? George Orwell hayat hikayesi, yazarlık kariyeri, eserleri, kitapları hakkında bilgi.

George Orwell

George Orwell; asıl adı Eric Arthur Blair (d. 1903, Montihari, Bengal, Hindistan – ö. 21 Ocak 1950, Londra, İngiltere), İngiliz romancı, denemeci ve eleştirmendir. Animal Farm (1945; Hayvan Çiftliği, 1954, 1991) ve totaliter yönetimin tehlikelerini işleyen karşı-ütopyacı Nineteen Eighty Four (1949; Bindokuzyüzseksendört /1984, 1958, 1989) adlı romanlarıyla ünlüdür.

Hindistan’da görevli bir İngiliz babayla, babası Birmanya’da (bugün Myanmar) kereste ticareti yapan Fransız asıllı bir annenin oğluydu. Aşağı orta sınıftan gelmesine karşın aristokrat bir ortamda büyütüldü. Ailesiyle birlikte İngiltere’ye döndükten sonra 1911’de Sussex kıyısında yatılı bir hazırlık okuluna gönderildi ve orada parlak zekâsıyla sivrildi. Sorunlu ve içedönük çocukluğunu, ölümünden sonra yayımlanan otobiyografik denemesi Such, Such Were the Joys’ da (1953; İşte Böyleydi Sevinçler) anlattı.

1917-21 arasında Eton College’da okudu. Öğretmenleri arasında Aldous Huxley de vardı. İlk yazılarını da orada, okul dergisinde yayımladı. Burs alıp üniversiteye girmek yerine, aile geleneğini sürdürerek 1922’de Birmanya’ya gitti ve Hindistan İmparatorluk Polisi’nde bölge müfettiş yardımcısı oldu. Ama çocukluğundan beri yazar olmak istiyordu ve İngilizlerin Birmanyalıları zor yoluyla yönettiklerini fark ederek sömürge polisliği yapmaktan utanmaya başladı. Sömürge polisliği sırasındaki deneyimlerini ve imparatorluk yönetimine tepkilerini sonradan Burmese Days (1934; Birmanya Günleri, 1984) adlı romanıyla “Shooting an Elephant” (Fili Vurmak) ve “A Hanging” (İdam) adlı otobiyografik denemelerinde dile getirdi.

Orwell 1927’de İngiltere’ye izne giderken Birmanya’ya bir daha geri dönmemeye karar verdi ve ertesi yıl imparatorluk polisliğinden istifa etti. Birmanyalılarla arasındaki ırk ve kast ayrımından duyduğu suçluluğu, Avrupa’nın yoksul ve toplum dışına itilmiş insanları arasına karışarak gidermeyi denedi. Londra’da East End’de işçiler ve dilenciler arasında yaşadı. Bir süre de Paris’ te otel ve restoranlarda bulaşıkçılık yaptı.

Bu deneyimler, gerçek olayları romanı andıran bir yapı içinde bir araya getirdiği Down and Out in Paris and London’a (Paris ve Londra’da Perperişan) kaynak oluşturdu ve kitabın 1933’te yayımlanmasıyla Orwell edebiyat dünyasına ilk adımını attı. George Orwell (soyadını East Anglia’daki Orwell Irmağından almıştı) takma adını da ilk kez bu kitapta kullandı. Ertesi yıl yayımladığı ilk romanı Birmanya Günleri, baskıcı bir toplumsal çevreyle çatışma içindeki duyarlı, vicdanının sesine uyan ve duygusal açıdan soyutlanmış bireyi anlatıyor ve benzer temalar etrafında gelişen sonraki yapıtlarının ilk örneğini oluşturuyordu. Romanın kahramanı Birmanya’daki sömürgeci İngilizlerin dargörüşlü şovenizminden kaçmaya çalışan küçük bir yöneticiydi ve Birmanyalılara duyduğu yakınlık kişisel bir trajediyle sona eriyordu.

Orwell’in sonraki romanı A Clergyman’s Daughter’ın (1935; Rahibin Kızı) kahramanı, tarım işçileriyle ilişkileri sayesinde kısa süre özgürlüğü tadan, evde kalmış mutsuz bir kızdı. Bu romanı izleyen Keep the Aspidistra Flying (1936; Bırak Aspidistra Uçsun) ise, edebiyata ilgi duyan ve orta sınıftan insanların ticari zihniyet ve çıkarcılık üzerine kurulu boş yaşamlarından nefret eden bir kitapçı tezgâhtarının sonunda sevdiği kızla evlenmek zorunda kalıp burjuva yaşam tarzıyla uzlaşmasının öyküsüydü.

Orwell’ın emperyalizme karşı tavrının değişmesi, yalnızca burjuva yaşam biçimini terk etmesine değil, aynı zamanda siyasal tavrını da değiştirmesine yol açtı. Birmanya’dan dönünce kendini anarşist olarak nitelendirerek birkaç yıl bu çizgiyi sürdürdü. Ama 1930’larda kendini sosyalist olarak nitelendirmeye başladı.

Sosyalizmi benimsedikten sonra yazdığı ilk kitabı The Road to Wigan Pier (1937; Wigan Rıhtımına Giden Yol) özgün siyasal görüşlerine yer veriyordu. Orwell yapıtın başında İngiltere’nin kuzeyinde yoksul ve işsiz madenciler arasındaki deneyimlerine ve onların yaşamıyla ilgili gözlemlerine yer veriyor, yapıtın sonunda da var olan sosyalist hareketleri sert bir dille eleştiriyordu. Keskin bir gözlemle öfkeli bir tonu birleştiren bu anlatım Orwell’in sonraki yapıtlarına da damgasını vurdu.

The Road to Wigan Pier baskıya girdiğinde Orwell İç Savaş muhabiri olarak İspanya’ daydı. Ama bir süre sonra Cumhuriyetçi milislere katılarak Aragon ve Teruel cephelerinde savaştı (Teruel’de ağır yaralandı) ve teğmen rütbesine yükseldi. Mayıs 1937’de Barselona’da siyasal karşıtlarını bastırmaya çalışan komünistlere karşı savaştı, ama yaşamının tehlikeye girdiğini düşünerek İspanya’dan ayrıldı. Bu deneyimi, ömür boyu komünizmden soğumasına yol açtı. Bu tepkisini ilk kez, İspanya deneyimini canlı bir üslupla anlatan ve birçoklarınca en iyi yapıtlarından sayılan Homage to Catalonia’da (1938; Katalonya ya Selam, 1985) dile getirdi.

İngiltere’ye döndükten sonra Corning Up for Air’Xe (1939; Soluk Almaya Doğru) tutucu sayılabilecek bir bakışı benimsedi. Orta yaşlı bir adamın nostaljik anılarından yola çıktığı bu kitapta, törelerin henüz bozulmamış olduğu eski İngiltere’yi inceliyor, savaş ve faşizm tehdidindeki gelecekle ilgili korkularını dile getiriyordu. Savaş başlayınca Orwell orduya alınmayarak BBC’nin Hindistan yayınları bölümünün başına getirildi. 1943’te oradan ayrılarak İngiliz işçi önderi Aneurin Bevan’ın yayın yönetmeni olduğu Tribune adlı sosyalist gazetenin edebiyat sayfası yöneticiliğini üstlendi. Bu dönemde gazetelerde birçok makale ve eleştiri yazısı yayımlandı. Dickens ve haftalık gençlik dergileri üzerine eleştiriler, ayrıca işçi Partisi’nin savunduğundan çok farklı, özgürlükçü ve merkeziyetçilik karşıtı bir sosyalizm savunusuyla yurtseverce duygulan birleştiren, İngiltere üzerine The Lion and the Unicorn (1941; Aslan ve Unicorn, 1984) gibi kitaplar yazdı.

1944’te Rus Devrimi’ni ve Stalin’in devrime ihanetini konu alan siyasal fabl Hayvan Çiftliği’ni bitirdi. Kitapta, bir çiftlikte yaşayan bir grup hayvan kendilerini sömüren insanların yönetimini devirip eşitlikçi bir toplum kuruyorlar, ama zamanla hayvanların zeki ve iktidar düşkünü önderleri olan domuzlar devrimi yolundan saptırarak insanlardan daha baskıcı ve acımasız bir diktatörlük kuruyorlardı. Orwell önceleri bu kısa yapıtını basacak bir yayımcı bulamadı. Ama kitap 1945’te yayımlanınca Orwell’a büyük ün ve ilk kez para kazandırdı.

Nükteli ve fantastik bir anlatımla yazılmış Hayvan Çiftliği Orwell’in en güzel yapıtlarından biriydi. Ama son kitabı 1984 bu yapıtın ününü gölgede bıraktı. Her şeyin bütünüyle devletin denetiminde olduğu belleksiz ve muhalefetsiz bir toplum tehlikesine karşı uyarı niteliğindeki 1984, dünyanın sürekli birbiriyle savaşan üç totaliter polis devletinin egemenliği altında olduğu düşsel bir gelecekte geçiyordu. Orwell’ın totaliter toplum tehlikesine karşı uyarıları hem o dönemde, hem de sonraki yıllarda çok sayıda okuru derinden etkiledi ve yapıt 1984’te Michael Radford tarafından aynı adla sinemaya aktarıldı. Orwell 1984’ün son sayfalarını, Hayvan Çiftliğinden kazandığı parayla Hebridler’ deki Jura Adasında satın aldığı evde, verem tedavisi gördüğü sırada yazmıştı. 1950’de Londra’daki bir hastanede bu hastalıktan öldü. Orwell üzerine yazılmış ilk yetkin yaşamöyküsü, Bernard Crick’in George Orwell: A Life (1980; George Orwell: Bir Yaşam) adlı yapıtıdır.

ÖBÜR ÖNEMLİ YAPITLARI. Deneme, inside the Whale (1940; Balinanın İçinde), Critical Essays (1946; Eleştirel Denemeler), Shooting an Elephant and Other Essays (1950; Fili Vurmak ve Başka Denemeler), England Your England and Other Essays (ös 1953; Sizin İngiltere’niz ve Başka Denemeler), Collected Essays (ös 1961; Toplu Denemeler).

Yorum Yazmak İster misiniz?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.