Giuseppe Verdi İle İlgili Bilgi

0

Giuseppe Verdi kimdir, ne yapmıştır? Giuseppe Verdi hayatı, biyografisi, besteleri ve operaları ile ilgili bilgi.

Giuseppe VERDİ

10 Ekim 1813, La Roncole — 27 Ocak 1901, Milano

İtalyan opera bestecisidir. Müziğe küçük yaşta atılmış, on yaşında kilisede org çalmaya başlamıştır. Üstün yeteneğini kısa sürede tanıtarak Busseto şehrinde Barezzi adlı zengin bir iş adamının desteğini kazanmış, on sekiz yaşında Milano’ya gönderilmiş, konservatuvara giriş sınavını başaramamıştır. Bu büyük şehirde eğitimini iki yıl boyunca özel derslerle sürdürmüş, Bussetto’ya dönüşünde Barezzi’nin kızıyla evlenmiş, 23 yaşında ilk operası Oberto’yu bestelemiştir. Yapıtın sağladığı başarıyı aile yaşamı yönünden acılı yıllar izlemiş, önce iki çocuğu, sonra da karısı ölmüştür. Bu olaylara «Un Giorno di Regno» adlı operasının başarısızlığı eklenince yaşama ve sanatına küsen Verdi, emprezaryosu Merelli’nin ısrarıyla «Nabucco»yu yazmış, bu yapıtla sağladığı ün ve büyük ilgi gittikçe artarak yaşantısının sonuna dek sürmüştür. Yurdun30un Avusturya egemenliği altında bulunmasını hiçbir zaman onaylamayan sanatçı, «La Battaglia di Legnano», «Alzira» ve «II Corsaro» gibi operalarıyla ulusal duygulara seslenmeye koyulmuştur. 1851 – 1853 yılları arasında çağının sahnelerine yenilik getiren üç önemli eseri («Rigoletto», «İl Trovatore», ve «La Traviata») ününü kıtaya yaymış, 1859 yılında yaşadığı bölgelerin Avusturya’dan İtalya’ya katılmasıyla ulusal bir kahraman sayılmış, aynı yıl opera şarkıcısı Giuseppina Strepponi ile evlenmiştir. Bu arada «Un Ballo in Maschera», «La Forza del Destino» ve «Don Carlos» gibi «büyük opera» örnekleri veren sanatçı, 1871’de ilk defa Kahire’de oynanan «Aida» ile bu türün en parlak örneğini bırakmıştır Bunu, sanatını taçlandıran iki diğer büyük yapıtı; «Otello» ve «Falstaff» izlemiş, yaşamının büyük kısmını Sant Agata’daki çiftliğinde basit bir köylü gibi geçiren besteci Milano’da ölmüştür.

Halka seslenebilen fakat çok defa yüzeyde kalan ilk yapıtlarında Rossini, Bellini ve Donizetti’ nin derin etkilerine karşılık kısa süre sonra doğan «Nabucco», «I Lombardi» ve «Ernani»de ilk kişisel denemeleri göze çarpar. «Macbeth» ve «Luisa Miller»de bu denemelerinde özellikle karakterleri çizme ve pekiştirme çabalarıyla toplu sahnelerin yapısındaki sağlamlığın geliştiği, «Rigoletto», «İl Trovatore» ve «La Traviata»da olgun bir düzeye ulaştığı sezilir. Aynı doğruyu uzun yıllar izleyen sanatçı «Un Ballo in Maschera»da kendi sanat prensiplerinin özlü bir bileşiğini vermiş, Fransız «Büyük Operası» etkisinde doğan «I Vespri Siciliani» ve «Don Carlos»da aynı prensiplere saygılı kalabilmiştir. «S’mone Boccanegra»da psikolojik alanda derinlemesine araştırmalara giren Verdi, bu alandaki tüm yeteneğini «Otelllo»da sunmak fırsatını bulmuş, bütünüyle olağanüstü bir esere ulaşmıştır; bağımsız bir anlatım tekniği, dramatik renklerin büyük ustalıkla kullanıldığı orkestralama düzeni üzerinde açık ve berrak bir teganni. Verdi, son yapıtı «Faistaff»la gülünçlü opera tekniğine büyük bir yenilik getirmiş, müzik dilindeki incelik ve hafiflik yanında tema işlemlerindeki üstünlük kendisinden sonraki yapıtlara ışık tutmuştur. «Otello» ve «Faistaff» daki romantizm karşıtı gerçekçilik, Puccini ile İtalya’da, Richard Strauss’la Almanya’da süregelmiştir.

Verdi, 23 sahne yapıtından başka bir «Requ’em», «Quattro pezzi sacri» kantatlar ve bir yaylı çalgılar dörtlüsü bırakmıştır.

Yorum Yazmak İster misiniz?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.