İshak Paşa Sarayı İle İlgili Bilgi

0

Ağrı Doğubeyazıt’ta bulunan İshak Paşa Sarayı ne zaman yaptırılmıştır? İshak Paşa Sarayı mimari özellikleri, hakkında bilgi.

İshak Paşa Sarayı

İshak Paşa Sarayı, Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesinin yaklaşık 8 km güneydoğusunda, eski Doğubeyazıt kasabasının bulunduğu yerde, ovaya egemen bir yamaçta, Çıldır valisi İshak Paşa’nın yaptırdığı saraydır. Harem kapısındaki yazıtta yapım tarihi olarak 1784/85 verilmiştir. Yamacın eğimi yüksek dayanak duvarlarıyla düzeltilerek doğu-batı doğrultusunda yaklaşık 50 mx150 m boyutlarında bir platform oluşturulmuş, saray bunun üstüne yerleştirilmiştir.

Saray uzunlamasına bir eksen üzerinde birbirini izleyen iki avlunun çevresinde toplanmış çeşitli yapı gruplarından oluşur ve bu düzeniyle Osmanlı saraylarının şemasına uyar. Yapıya, doğu cephesinin ortasındaki, Selçuklu mimarlığının izlerini taşıyan görkemli bir taçkapıdan girilir. Bunun arkasındaki birinci avluda servis yapılan yer alır. Bütün saraya yayılan bir tür merkezi ısıtma donanımının ocağı da birinci avludadır. Bu ısıtma donanımının, duvarlarda bırakılmış kanallardan geçen pişmiş topraktan boruları bugün de yer yer görülmektedir. Gene de yörenin kışlan sert geçen soğuk iklimi nedeniyle odaların çoğunda ayrıca bir ocak vardır. Saraydaki mekânların, birkaçı dışında hep küçük ölçülü tutulmuş olmasının nedeni de budur. Birinci avlunun batı duvarında, ana eksenin üzerindeki ikinci bir taçkapıdan ikinci avluya geçilir. Burası selamlık avlusudur. Solda, yani güneyde bir koridor üzerinde bulunduğu sanılan odaların yalnız temelleri kalmıştır. Sağda, yani kuzeydeki bir kapı selamlığa açılır. Kapının arkasındaki bir geçitten ulaşılan bir holün bir yanında büyük bir divanhane, öbür yanında kütüphane olduğu sanılan daha küçük bir mekân yer alır. Holden batı yönündeki bir koridorla bitişikteki camiye geçilir. Kare planlı cami, tromplar üstündeki kasnaklı bir kubbeyle örtülüdür. Yarım küreden oldukça fazla, hafif sivri kubbe, bu biçimiyle Türkistan’daki kubbelerin izini taşır. Caminin minberi de ilginçtir. Duvarın içinde yükselen minber merdiveni, dışarıya taşan yarım daire biçiminde bir balkonla sona erer. Kuzeyde oldukça büyük, kapalı bir son cemaat yeri vardır. Bu bölümün kuzeybatı köşesinde koyu ve açık renkli taş sıralarıyla örülmüş tek şerefeli minare yükselir. Avluda mihrap duvarına bitişik sekizgen planlı ve külahlı türbe. Osmanlı döneminde yapılmış olmakla birlikte, altındaki cenazelik katıyla Anadolu Selçuklu kümbetlerini anımsatır.

İkinci avlunun batı duvarının ortasındaki üçüncü bir taçkapıyla harem bölümüne geçilir. İzlerden, bugün yalnız alt kat duvarları kalmış olan bu bölümün zamanında iki katlı olduğu anlaşılmaktadır. Taçkapının arkasında uzanan koridorun sağında büyük yemek salonu, sonra da ovaya bakan pencereleriyle harem odaları yer alır. Sol yandaki mutfak da ortasındaki ocağı ve tepesindeki sekizgen feneriyle ilginç bir mekândır.

İshak Paşa Sarayı yalnız mimarlık değil, bezeme bakımından da çeşitli üslupların etkilerini taşır. Bezemesinde hiç çini kullanılmamıştır. İzleri çok az kalmış olmasına karşın, zamanında birçok mekânın canlı renkli duvar resimleriyle kaplı olduğu anlaşılmaktadır. Ama bu yapılar topluluğunu bezeme yönünden asıl ilginç kılan, taş oymacılığı örnekleridir. Her üç taçkapının üstü, caminin kıble duvarı, türbenin cepheleri ve külahı, haremdeki salonlar, kapı ve pencere söveleri, kemerler vb yerler yüksek kabartma taş işlemelerle doludur. Genellikle bitkisel örgelerin ağır bastığı bu bezemelerde, İran’dan Anadolu Selçuklularına, Gürcistan ve Kafkasya’ya kadar çok değişik yörelerin taş işçiliği üslupları birbiri içine geçmiş olarak görülebilir.

Sarayın yapılan gibi bezemeleri de I. Dünya Savaşı’ndaki Rus işgali sırasında büyük zarar görmüştür.

Yorum Yazmak İster misiniz?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.