Islahat Fermanı Hakkında Bilgi

0

Islahat fermanı nedir, ne amaçla yayımlanmıştır? Islahat Fermanı tarihi, içeriği, önemi, özellikleri hakkında bilgi.

Islahat Fermanı

Islahat Fermanı, Abdülmecid’in 1856’da yayımladığı hatt-ı hümayundur. 1839’da yayımlanan Tanzimat Fermanı’nın (Gülhane Hatt-ı Hümayunu) bir tamamlayıcısı, Tanzimat döneminin yeni bir aşaması olarak değerlendirilmiştir.

1853-56 Kırım Savaşı’nda İngiltere ve Fransa’nın Osmanlı Devleti’ne Rusya’ya karşı askeri destek sağlaması, bu ülkelerin İstanbul üzerindeki etkisini artırmıştı. İngiltere ve Fransa, Müslüman olmayan Osmanlı uyruklarının durumlarının iyileştirilmesini öngören Tanzimat Fermanı’nın üzerinden 15 yılı aşkın süre geçmiş olmasına karşın uygulanmamasından şikâyetçiydi. İki ülke ayrıca Rusya’nın bu durumdan yararlanıp Osmanlı topraklarında, özellikle de Balkanlar’da yaşayan Hıristiyan nüfus üzerinde etkisini artırmasından rahatsızlık duyuyordu. Kırım Savaşı da Rusya’nın bu tür müdahalelerinin sonucunda çıkmıştı. Savaştan sonra iki Avrupa devleti bu konudaki rahatsızlıklarını açıkça dile getirdiler ve Hıristiyan nüfusun hukuksal durumunda öngörülen iyileştirmelerin bir an önce yapılmasını, konunun 1856 Paris Kongresi’nde görüşülmesini istediler. Yapılacak iyileştirmeler, hazırlanacak barış antlaşması metninde de yer almalıydı.

Osmanlı devlet adamlarından Âli Paşa ve Fuad Paşa, büyük devletlerin bu konuyu gerekçe gösterip müdahaleye girişmelerini engellemek ve Osmanlı Devleti’nin de temelde bu tür iyileştirmelerden yana olduğunu göstermek amacıyla harekete geçtiler ve bazı reformları içeren bir taslağı 7 Mayıs 1855’te İstanbul’daki yabancı ülke elçiliklerine ilettiler. İngiltere elçisi Lord Stratford Canning, Avusturya elçisi Prokesch ve Fransa elçisi Thouvenel’in katıldığı bir dizi görüşmede üzerinde çalışılan bu taslağa son biçimi verildi. 18 Şubat 1856’da yayımlanan Islahat Fermanı, Tanzimat Fermanı’nın padişah iradesini sınırlayan ve kişi haklarını öne çıkaran hükümlerini tekrarlıyor, ırk ve din ayrımı yapmaksızın bütün Osmanlı uyruklarının can, mal ve namus dokunulmazlığını, yasalar önünde eşitliğini, özel tasarruf haklarını güvence altına alıyordu. Ayrıca kamu görevlerine ve askere alınmada kimseye ayrıcalık tanınmaması, vergi adaletinin sağlanması, Müslüman olmayanlara belli koşullarla ulusal Ve dinsel eğitim özerkliği verilmesi karar altına alınmıştı. Bu arada iltizam kaldırılıyor, müsadere, işkence ve kötü muamele yasaklanıyordu. Fermanın Tanzimat Fermanı’ndan içerik olarak önemli bir farkı, yabancılara Osmanlı topraklarında önemli ayrıcalıklar tanımasıydı. Örneğin yabancı sermayeye madencilik, tarım işletmeciliği, demiryolu ayrıcalıkları, ortak yatırım olanakları getirilmişti.

30 Mart 1856’da imzalanan Paris Antlaşmasına da bağlayıcı bir hüküm olarak giren Islahat Fermanı, Osmanlı Devleti’nde meşruti yönetime geçişi hızlandıran, buna karşılık yabancı sermayenin ülkedeki etkisini artıran, Avrupa devletlerinin yeni ıslahat istekleriyle yoğun müdahalelerine olanak tanıyan bir siyasal-ekonomik süreç başlattı. Fermanın öngördüğü yenileştirme ve düzenlemelerin önemli bir bölümü gene de gerçekleşmedi. Örneğin Hıristiyanların da ordunun her yerinde silah altına alınması uygulaması ancak II. Meşrutiyet’in ilanından (1908) sonra başlayabildi.

Yorum Yazmak İster misiniz?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.