José Clemente Orozco Hayatı

0

José Clemente Orozco kimdir ve ne yapmıştır? José Clemente Orozco hayat hikayesi, resimleri, sanatı, eserleri hakkında bilgi.

José Clemente Orozco

José Clemente Orozco; (d. 23 Kasım 1883, Ciudad Guzmán – ö. 7 Eylül 1949, México, Meksika), fresk tekniğiyle çalışan Meksikalı duvar ressamıdır. Bu alanda 20. yüzyılın en büyük sanatçısı kabul edilir.

Gençliği ve eğitimi. Jalisco’nun önde gelen ailelerinden birinin çocuğuydu. Ailesinin 1890’da México’ya taşınmasından sonra sanata ilgi duymaya başladı. Bu sıralarda Meksika’nın en önemli baskı ustalarından José Guadalupe Posada’nın siyasal skandal, cinayet gibi olaylarla ilgili haberler için gazetelere yaptığı grotesk karikatür ve çizimlerden etkilendi. Bir süre San Carlos Akademisi’nin gece kurslarına devam etti. Ama bir meslek edinmek için teknik eğitime yönelince resim çalışmalarına ara vermek zorunda kaldı. On yedi yaşındayken iş kazasında sol elini kaybedince teknik ressamlığı bırakıp ressam olmaya karar verdi. 1905’te San Carlos Akademisi’ne girerek katı disipline dayalı uzun ve yorucu bir sanat eğitimine başladı.

Sanatının biçimlenmesindeki en önemli etkilerden biri Doctor Atl takma adını kullanan Gerardo Murillo’ydu. Doctor Atl’ın yönlendirmesiyle Orozco Meksika’ nın ulusal temalarını araştırmaya başladı ve konularını özellikle güncel yaşamdan seçmeye özen gösterdi. 1910’da Atl’ın yanında çalışan arkadaşlarıyla birlikte tümüyle Meksikalı sanatçıların yapıtlarından oluşan ilk sergiyi açtı. Aynı yıl, resmi binalara duvar resimleri yapmak amacıyla Sanat Merkezi’ni kurdular. Ama Madero Ayaklanması çıkınca proje gerçekleşmedi ve grup dağıldı. Boykotlar nedeniyle akademi kapanınca Orozco muhalefetin bir yayın organında karikatürcü olarak çalışmaya başladı, ayrıca sokak kadınlarını işlediği suluboyalar yaptı. Üslubundaki dışavurumcu nitelikler ilk kez bu resimlerde ortaya çıktı. “Gözyaşı Evi” adlı dizi bu yapıtlarına örnektir. Akademi yeniden açıldığında Orozco, izlenimcilerin ağırlıkta olmasından ötürü buradan ayrıldı. Olgunluk dönemi. 1917’de “Gözyaşı Evi” dizisinin sergilenmesinden sonra eleştirmenlerin ve ahlakçıların baskısıyla Meksika’dan ayrıldı ve New York ile San Francisco’da mutsuz birkaç yıl geçirdikten sonra 1920’de Meksika’ya döndü. Bu dönemde Başkan Alvaro Obregön sanatçıları desteklemeye başlamıştı. 1923-27 arasında Orozco, Diego Rivera ve David Alfaro Siqueiros gibi sanatçılarla birlikte çeşitli resmi binalar için duvar resimleri yaptı. 1927’de devlet desteğinin çekilmesinden sonra gene ağır eleştirilere hedef olunca New York’a giderek sanat çevrelerine girdi. 1930’da Pomona College’a (Claremont, California) duvar resimleri yapmaya başladı. Aldığı ilk önemli sipariş olan bu yapıtta toplumsal eleştiriden ve tarihsel konulardan uzaklaşarak Prometheus gibi, özveriyi işleyen evrensel bir temayı seçmişti.

1932’de çıktığı Avrupa gezisinde Picasso’ dan, ayrıca Roma ve Ravenna’da gördüğü Bizans mozaiklerinden çok etkilendi. Bu etkiler, Dartmouth College için yaptığı duvar resimlerinde (1932-34) belirgindir. İnsanın evrimini Hıristiyanlık bağlamında alaycı bir biçimde ele aldığı bu çalışması Orozco’nun başyapıtlarından biridir. 1934’te dünyaca ünlü bir ressam olarak Meksika’ya dönen Orozco, Guadalajara Üniversitesi konferans salonu (1936-39), Hükümet Sarayı (1937) ve Cabañas Yetimler Yurdu’nun şapeli (1938-39) için duvar resimleri yaptı. Sonraki yıllarda yaptığı önemli çalışmalar ise Adalet Sarayı Gabino Ortiz Kütüphanesi duvar resimleri ve “Ulusal Alegori”ydi (1948-49, Öğretmen Okulu, México). Bu son yapıtlarında evrensel temalardan uzaklaşarak bütünüyle ulusalcılık üzerinde yoğunlaşmıştı. “Metafizik Manzara” (1948) gibi tuvallerinde ise soyut sanata yaklaştı. Çocukluğu ve gençliği mücadele içinde geçen Orozco yaşamının son yıllarında ulusal bir kahraman olmuş ve 1947’de Meksika cumhurbaşkanı tarafından ödüllendirilmiştir. Orozco’nun kendi yaşamını anlattığı yapıtı Autobiografia 1945’te yayımlandı.





Yorum Yazmak İster misiniz?