Psikolojide Hümanistik Yaklaşım Nedir?

0

Psikolojide Hümanistik yaklaşım, kuramı nedir? Hümanistik yaklaşımın kurucusu, Abraham Maslow, özellikleri, İnsancıl hakkında bilgi

Psikolojide Hümanistik Yaklaşım (İnsancıl)

Yaklaşımın başlıca temsilcileri; Abraham Maslow (1867-1946) ve Carl Rogers’ dır. (1902-1987)

İnsanı temele alan bir yaklaşımdır. insana bakış açıları davranışçılardan ve psikanalistlerden farklıdır. Bu iki yaklaşım insanı sadece uyarıcılara karşı otomatik tepkilerde bulunan varlık olarak gördükleri halde, hümanist yaklaşımı benimseyenler insanı pasif olarak değil, aktif olarak görürler. İnsanı, doğuştan iyi olan, olumlu potansiyele sahip bulunan, gelişme gücünü kendinden alan, oluşum halinde olan bir varlık olarak değerlendirirler.

Bu yaklaşıma göre her insan kendine göre bir değerdir, belli bir toplumsal düzenin, sistemin aracı haline getirilmemelidir. insan, kendisinden ve davranışlarından kendisi sorumludur. Hayatı anlamlı hale getirmek ve kendisi için yaşamaya değer kılmak yine insanın kendisine düşer, insan için geçmiş ya da gelecek değil, içinde yaşanılan an önemlidir, insan için bilim amaç değil, ancak araç olabilir. İnsanı tanırken dogmatik görüşlerden kaçınmak gerekir, insan davranışlarını denetim altına almak yerine, daha çok özgürce davranmasına izin verilmelidir, insanı anlamak için onun içyapısını bilmek gerekir. Bunun için iç gözleme başvurmak zorunludur, insan cansız bir nesne olmadığından, dıştan bakılarak davranışları anlaşılamaz.

Bu yaklaşıma göre insanın doğumla başlayan ve ömür boyu süren gereksinimleri vardır. Açlık, susuzluk, cinsellik gibi gereksinimlerin yanında; güven, saygı, sevgi, kendini gerçekleştirme gibi gereksinimleri de söz konusudur.

Bu gereksinimleri önem sırasına göre doyurulmalı ve sağlanan doyuma göre aşama aşama gelişme kaydetmelidir.

Hümanist yaklaşıma göre insanlar birbirinden farklıdır. Yani her insan ayrı bir değer ve dünyadır. Bu bağlamda tüm insanları bir bütün olarak ele alıp değerlendirmek yanlıştır. Herkesin duygu, düşünce, algı, anlayış ve davranış biçimleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle psikolojinin konusu; bireyin kendine özgü algılayışı ve yaşantısı olmalıdır. Psikolog, ancak kendini karşısındaki kişinin yerine koyarsa (empati kurarsa) onun o koşullar altında takındığı tutumu, yaptığı davranışı algılayıp değerlendirebilir.

Hümanist yaklaşım; psikolojinin dikkatini insanlığın sorunlarına yöneltmesi gerektiğini vurgulamıştır. Ancak bunu yaparken deneysel yöntemi reddederek iç gözlem yöntemini kullanmak gerektiğini savunmuştur. Çünkü bireyin kendine özgü yaşantısını ancak bireyin kendisi bilebilir. Bu nedenle insanın duyup düşündüklerini kendisinin orta koyması sağlanmalıdır. Deney yöntemini kabul etmediği için eleştirilmiştir.





Yorum Yazmak İster misiniz?