Puberte Bozuklukları Hakkında Bilgi

0

Puberte zamanının önemi, ergenlik sorunları, erken yada geç olgunlaşmanın sonuçları nelerdir, hakkında bilgi.

Puberte Bozuklukları

1. Pubertenin Zamanı: Erken ya da geç olgunlaşmanın sonuçları

Ergenliğe erken ya da geç girme kız ve erkeklerde farklı sonuçlara yol açabilmektedir. Erkeklerde buluğ dönemine erken girme bir avantaj olarak görülür. Konu üzerinde yapılan çalışmalar, buluğ dönemine erken yaşta giren erkeklerin, akranlarına göre daha avantajlı olduklarımı göstermektedir. Bu durumda olan çocuklara genelde yetişkinmiş gibi davranılmakta, daha fazla sorumluluk yüklenmektedir. Yetişkinlerle ve kızlarla daha olgun düzeyde ilişki kuran bu çocuklar, yaşıtları arasında liderlik özelliği göstermektedir. Öte yandan ergenlik dönemine geç giren erkek çocuklarına ise genelde çocuk muamelesi yapılmaktadır. Bu durum onların kendilerine güvensizlik ve aşağılık duygusu yaşamalarına neden olabilmektedir. Ancak bazen geç olgunlaşan erkek çocukları, içinde yaşadıkları sosyal grubun maskotu haline gelerek dezavantajlarını avantaja dönüştürebilmektedir.

Erken olgunlaşan kız çocuklarında ise tam tersi durum ile karşılaşılabilmektedir. Ergenliğe erken giren kız çocukları içe kapanma, çekingenlik gibi özellikler gösterebilmektedir. Sonraki yıllarda bedensel gelişimi sayesinde kendisinde daha büyüklerle ilişki kurabilme, yaşıtlarının beğenisini kazanma gibi durumları olumlu benlik algısı oluşturmada kullanabilirler.

Geç olgunlaşan kız çocukları, çoğunlukla kendilerine daha güvenen, daha dışa dönük bireyler olarak karşımıza çıkarlar. Kızların geç olgunlaşmalarından dolayı yaşadıkları sorunlar, geç olgunlaşan erkeklerde aynı ölçüde sıkıntı yaratıcı değildir.

Kız ve erkeklerin ergenlik dönemine erken veya geç girmeleri sonucunda sıkıntı yaşayıp yaşamamaları içinde bulundukları toplumun kültürüne göre değişiklik gösterebilir. Cinselliğin tabu olarak görüldüğü toplumlarda bireyler daha fazla sıkıntı yaşarken, cinselliğin rahat konuşulduğu açık toplumlarda ise bireyler daha rahat davranabilmektedirler.

Geç olgunlaşma durumunda erkekler kızlara göre daha fazla sıkıntı yaşamaktadır. Kendi yaşındaki erkeklerden daha zayıf ve küçük görünen erkekler yaşıtları tarafından daha az çekici bulunmaktadır. Beden yapılarının küçük olması nedeni ile sportif faaliyetlerde de dezavantaj yaşayabilmektedirler. Ayrıca bazı toplumlarda erkeklerin kızlara nazaran “daha uzun boylu ve iri yapılı olmalıdır” düşüncesi yaygın olduğu için bu durum erkeklerin toplumsal yaşamda daha fazla acı çekmelerine yol açabilmektedir. Bu nedenle de ergenin yetişkinliğe geçişi uzayabilmektedir. Geç olgunlaşan erkeklerin atılgan olma, iç görülü olma, yaratıcı olma, esprili olma gibi pek çok pozitif yeteneği bulunmaktadır. Bu yeteneklerin ortaya çıkarılmasına yardımcı olunarak geç olgunlaşmanın yarattığı olumsuz etkiler en aza indirilebilir.

2. Beslenme, yemek yeme ve yeme bozuklukları

Ergenlik döneminde bireyler daha fazla tüketmektedirler. (Daha fazla enerji harcadıklarından) Günlük kalori ihtiyacı 10’lu yaşlardaki kızlar için 2200 kalori, erkekler için 2800 kaloridir.

Ergenlik döneminde beslenme ile ilgili temel sorunlardan biri obezite, diğeri ise yeme bozukluklarıdır. Obezite; Ergenlik döneminde en sık karşılaşılan problemlerden birisidir. Obez olmaktan kaçınmak isteği ise anoreksia nervosa ya da bulimia nervosa gibi ciddi yemek bozukluklarının ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

* Anoreksia nervosa; Kilo alma korkusu (obez olma endişesinle bireylerin yemek yemeyi reddettikleri ciddi psikolojik rahatsızlıklardan birisidir.

* Bulimia nervosa; Tekrarlayıcı şekilde aşırı yemek yeme davranışı ile başlayan ve ardından bireyin bu davranışının normal olmadığının farkına varması ile yemek yemeyi durduramayacağı korkusunun ortaya çıktığı ve buna bağlı olarak da depresif (karamsar) bir duygu durumunun oluştuğu bir rahatsızlıktır. Bulimia nervosa aşırı yemek yeme davranışını telafi etmek için kusma, idrar söktürücüler kullanma gibi yöntemler kullanılmaktadır.

3. Sivilceler

Ergende, androjen hormonunun etkisiyle yağ bezleri oluşur ve salgıları artar, (özellikle 13-18 yaşları arasında)

4. Büyüme süreci ve eğitimsel problemler

Ergenlik döneminde çocuklar fiziksel açıdan önemli değişimler yaşarlarken yaşanan bu değişime bilişsel, sosyal ve kişilik gelişimi de eşlik etmektedir. Bu nedenle de bu yaş grubundaki öğrencilerin her zamankinden daha fazla sosyal desteğe ihtiyaçları vardır.

Bu dönem içerisinde beden eğitimi ve sağlık dersleri oldukça gereklidir. Ayrıca okullarda cinsel sağlık eğitimine de yer verilmesi ergenlerin hem kendilerini daha iyi tanımalarına hem de kendilerini daha iyi korumalarına yardımcı olur.

5. Ev ve aile ile ilgili sorun ve kaygılar

Ergen ile ebeveyn çatışmaları, evde uygun iletişim ortamının olmaması gibi.

6. Toplumdaki yeriyle ilgili sorun ve kaygılar

Psikolojik olarak yetişkin rolünü üstlenmeye hazır olmamasına karşın, kendisine yetişkin rolü yüklenmesinin oluşturduğu sorunlar.

7. Kız-erkek arkadaşlığı ile ilgili sorunlar

8. Geleceğiyle ve meslek seçimiyle ilgili sorunlar

9. Ahlak ve toplumsal değerlerle ilgili sorunlar

10. Sağlıkla ilgili sorun ve kaygılar

Ergenin Olumsuz Duyguları

1. Korku

a. Bazı somut şeyler ve doğal olaylara ilişkin korkular (Akrep-Tsunami korkusu)
b. Benliğe ilişkin korkusu (Beceremem, yapamam, edemem korkusu)
c. Toplumsal ilişkilere ilişkin korkular (Toplumdan dışlanma korkusu)
d. Bilinmeye ilişkin korkular (gelecekte yaşanabileceği düşünülen trajediler)

2. Fobiler; Birey tarafından mantık dışı olduğu bilindiği halde kendini bazı korkulardan alıkoyamaması (Asansör-su fobisi)
3. Kaygı; gelecek – reddedilme kaygısı yaşama
4. Öfke; Hayat-kadere karşı öfke
5. Nefret; anne-babalarına karşı nefret

Fiziksel gelişimi etkileyen faktörler

1. Genetik faktörler
2. Hastalıklar
3. Hormonal bozukluklar
4. Kazalar
5. Psikolojik rahatsızlıklar
6. Beslenme
7. Sosyo-ekonomi statü
8. Evrensel değişiklikler
9. Fiziksel aktiviteler





Yorum Yazmak İster misiniz?