Selahattin Pınar Kimdir?

0

Selahattin PınarSelahattin Pınar (d. 22 Ocak 1902, İstanbul – ö. 6 Şubat 1960, İstanbul), döneminin en sevilen şarkılarını besteleyen müzikçi.

Amatör bir udi olan annesinden etkilenerek 12 yaşındayken ut öğrenmeye başladı. İtalyan Ticaret Mektebi’ndeki öğrenimini yarıda bırakarak kendini tümüyle müziğe verdi. 1919’da uttan başka tamburla da ilgilenmeye başladı. 1920’de, Darü’l-Feyz-i Musiki’nin (bugün Üsküdar Musiki Cemiyeti) kurucuları arasında yer aldı. Doldurduğu plaklarla genç yaşta hanende, tamburi ve besteci olarak ün kazandı. Sonradan sesini yitirmekle birlikte, şarkı söylemeyi ölümüne değin sürdürdü. Pınar asıl ününü bestelediği şarkılara borçludur. Şarkılarındaki üslubu içtenliğe ve kalıplaşmış melodi hareketlerinden kaçınmaya dayanır.

Pınar’ın 86 bestesinin dördü saz eseri (iki peşrev ve iki sazsemaisi), geriye kalanı şarkıdır. Başlıca şarkıları arasında “Yalancıdır hep aynalar” (kürdilihicazkâr), “Aşkınla yanan gönlüme busenle şifa sun” (kürdilihicazkâr), “Ümidini kirpiklerine bağladı gönlüm” (hüzzam), “Gecenin matemini aşkıma örtüp sarayım” (hüzzam), “Bir bahar akşamı rastladım size” (hicaz), “Kalbim yine üzgün seni andım da derinden” (bayati), “Geçti ömrüm, yine hâlâ ben o bin dert ileyim” (nihavend), “Hâlâ yaşıyor kalbimin en gizli yerinde” (nihavend), “Ben yürürüm yane yane” (neva), “Aylar geçiyor sen bana hâlâ geleceksin” (rast), “Söndü yâdımda akisler gibi aşkın seheri” (evcârâ), “Beni de alın koynunuza ne olur hatıralar” hisarbuselik), “Yüce dağdan esen rüzgâr” mahur), “Ayrılık yan ölmekmiş” (nişabürek) sayılabilir.

Yorum Yazmak İster misiniz?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.