Somut İşlemler Dönemi Özellikleri

0

Jean Piaget’in bilişsel gelişim dönemlerinden Somut İşlemler Dönemi , 7-11 yaş özellikleri, hakkında bilgi.

SOMUT İŞLEMLER DÖNEMİ (7-11 YAŞ)

7-11 yaş arası mantıklı düşünmenin kazanıldığı dönemdir. Çocukta zihinsel olarak problemleri düşünme yeteneği gelişmiştir; ancak bu düşünme işlemini somut objeler(nesneler) çerçevesinde yapabilmektedir.

Örneğin Yarımın ne anlama geldiğini anlatabilmek için elma, portakal veya karton gibi somut nesneler iki bölünerek gösterilir. (Somut yollarla problem çözme söz konusudur.)

Bu dönemde en anlamlı değişimler, korunum ve tersine çevirebilirliğin edinilmesidir.

1. Korunumun Kazanılması

Korunum, herhangi bir nesne veya nesne grubunun fiziksel biçimi ya da mekândaki konumu değiştiğinde, nesnenin miktar, sayı, alan, hacim vb özelliklerinin değişmeyeceği ilkesidir.

Korunum, görünüşteki değişikliklerine rağmen bir şey eklenip çıkarılmadıkça, nesnelerin niteliklerinin aynı kalacağının anlaşılmış olmasıdır. (Buna özdeşlikte denir) Piaget’e göre çocuklar ilkin miktarların (sayılar, uzunluk, alân) korunumu, sonra ağırlık, sonra da hacim korunumu edinirler. (Zamanla sayı-uzunluk-miktar-alan-sıvı korunumu kazanırlar.)

Korunumun kazanılması aynılık, telafi ve tersine dönüşebilirle ilkelerinin anlaşılması ile mümkündür. Aynılık; Bir şey eklenip çıkarılmadıkça sürece nesnenin aynı kaldığının anlaşılmasıdır. Telafi (ödünleme) ise, bir boyuttaki değişikliğin, diğer boyuttaki değişikliği karşıladığının, yani kısa bardaktaki enin, uzun bardaktaki boyu telafi ettiğinin kavranmış olmasıdır. Tersine dönüştürebilme ise görüntüsel değişikliğin tekrar eski haline dönüşebileceğinin kavranması ya da son değişikliğin tersinin yeniden zihinde canlandırılmasıdır. Örneğin çocuk biri düz biri kıvrılmış olan iki çubuğun başlangıçta eşit olduğunu göz önünde bulundurabilmekte ya da zihinsel olarak son değişikliğin tam tersini hayal edebilmektedir.

Sayı, uzunluk, alan gibi niteliklerin korunumu somut işlemler döneminin başlangıcında kazanılmasına rağmen, ağırlık ve hacim korunumu ile başka bazı göreli kavramların (zaman, durum ve kişiye göre değişebilen kavramlar) kazanılması somut işlemler döneminin sonunu (9-12) yaş) bulmaktadır.

Bu dönemde çocuklar; bir kaptan diğerine boşaltılan sıvının miktarının değişmeyeceğini (Nitelik değişmezliği, 6-7 yaş), uzun bur ipliğin yumak yapılsa bile uzunluğunun değişmeyeceğini (uzunluk korunumu, 6-7 yaş), bir elmanın parçalara ayrılsa bile miktarının değişmeyeceğini (madde korunumu, 6-7 yaş), yan yana çizilen dört daire ile aralıklı çizilen dört dairenin sayısının değişmeyeceğini (sayıların korunumu, 7 yaş), bir kâğıt parçasının kapladığı yerin kâğıt başka şekillere sokulsa da değişmeyeceğini (alan korunumu, 7 yaş), aynı oyun hamurunun farklı şekillere sokulsa bile taşırdığı su miktarının değişmeyeceğini (hacim korunumu, 11-12 yaş) anlarlar.

Bu dönemde ince uzun bardaktaki sütü fala bulduğu için içmek istemeyen çocuğun sütü kısa geniş bir bardağa boşaltıldığında çocuk “artık sütüm az olduğu için içebilirim” diyebilir. Yine bu dönemdeki çocuk, az bulduğu için kâğıt 100 Türk lirası yerine bozuk 10 adet 10 Türk lirasını almayı tercih edebilir.

Örneğin; Ceren’in annesi bir gofreti tam ortasından bölerek yarısını onun, diğer yarısını da küçük kardeşinin tabağına koyar. Ancak, küçük kardeşinin dişleri henüz tam olarak çıkmadığı için onun tabağındaki gofreti birkaç parçaya böler. Ceren, kardeşinin tabağındaki gofretleri görünce annesine “Ona daha çok gofret verdin.” der ve ağlamaya başlar. Bu durum küçük kardeşin korunum özelliğini kazanmadığını bize gösterir.

2. Odaktan Uzaklaşma (Merkeziyetsizlik)

Çocuğun, nesne ve olayların tek boyutuna değil birden fazla boyutuna dikkatini yoğunlaştırmasıdır. Olaylara bütüncül bir gözle bakmaya başlar.

3. Tersine çevirebilirlik

Bir işlemi yaptıktan sonra işlemin sonucuna takılmayıp işlemin yapılmadan önceki durumuna zihnen geri gidebilme becerisidir. Tersine çevirebilirlik aynı zamanda korunumun başlangıç noktasıdır. Örneğin Ceren’in evden okula gittiği güzergâhtan aynı sıra ile geri dönmesi ve yolda gördüklerini sırayla söyleyebilmesi: Birden 10’a doğru sayarken, 10’dan bire doğru sayması; 9+7=16 olduğunda 16-9=7 dır diye düşünmesi tersine çevirebilirliktir.

4. Sıralama ve sınıflama yapabilir.

Sınıflama, nesneleri belirli bir ortak özelliğine göre gruplara ayırma yeteneğidir. Bu dönemde çocuklar odaklama düşünme biçiminden çıktığı için nesneleri gruplandırması istendiğinde birden fazla özelliği göz önünde bulundurabilmektedir. Örneğin; küçük, büyük, daire, kare, üçgen gibi değişik şekillerde ve değişik renklerde karışık nesneleri çok rahat, sarı, küçük ve daire olma özelliklerini aynı anda dikkate alarak sınıflandırabilmektedir.

Bu dönemde aynı zamanda sıralama (Bir dizi parçayı, belirli bir ilişkiye göre düzene koyma yeteneği) işlevi kazanılmaktadır. Farklı uzunluktaki çubukların çocuklara verip sıralanması istenirse somut işlemler dönemindeki bir çocuk bunu kolaylıkla yapabilir.

Örneğin; uzunlukları birbirinden farklı 10 adet kalemi büyükten küçüğe veya küçükten büyüğe sıralamakta herhangi bir sorun yaşamaz ya da 20 tane topu ağırlıklarına ve renklerine göre ayırabilirler.

5. Geçişlik

Hem sıralama hem de korunumla ilişkili bir yetenektir. Önceki parçalar arasındaki ilişkiyi bilerek yeni bir ilişkinin çıkarılmasını gerektirir. Örneğin; On santimetrelik kırmızı bir çubuk, yirmi santimetrelik turuncu bir çubuk, elli santimetrelik sarı bir çubuk bu dönem çocuğuna gösterilir. Kırmızı çubuğun sarı çubuktan, turuncu çubuğunda sarı çubuktan daha kısa olduğu gösterilir. Çubuklar kaldırılıp ‘kırmızı mı yoksa sarı çubuk mu daha kısa’ diye sorulduğunda çocuk doğru yanıtı verebilir.

6. Benmerkezcilikten uzaklaşırlar. (Perspektif alma)

Olayları ve dünyayı, başkaları açısından da görebilirler. Piaget, bir çocuğun başkalarının kendisinden farklı şekilde düşünebileceğini fark etmesine ‘dağılma’ adını verir. Dağılma ile birlikte çocuk, toplumsal ilişkiler noktasında empati düşüncesini kazanmaya başlar.

7. Dönüşümsel düşünme

Geçmiş olayları ve durumları zihinsel olarak yeniden kurma yeteneğidir. Bu yetenek sayesinde çocuk, bir problemin yanıtını düşünüp bulur.

8. Çıkarsanmış gerçeklik

Çıkarsanmış gerçeklik görülür; Somut işlemler döneminde çocuklar, olay, durum ya da nesnelerin nasıl göründüğü ile ilgili çıkarımlarda bulunabilirler. Yani bir olayın gelişim sürecini görmeseler bile sonucuna bakarak, olayla ilgili fikir yürütebilir, gerçekliği ortaya çıkartabilirler. Örneğin, fen bilgisi dersinde Ali öğretmen, altıncı sınıf öğrencilerine yerçekimi kanununu anlatacağı gün öğrencilerin dikkatini çekmek için derse Newton’un bu kanunu ortaya koymasını sağlayan yaşantısını anlatarak başlar. Ali öğretmen, Newton’un uzun süren araştırmalar yapmasına rağmen yerçekimini açıklamayı bir türlü başaramadığını, ancak bir gün bir ağacın altında oturup düşünürken kafasına bir elma düşünce ‘buldum’ diyerek uzun süredir düşündüğü yerçekimi problemini nasıl çözdüğünü belirtir. Ardından Ali öğretmen, Newton’un kafasına düşen elmanın nasıl bir elma olduğunu öğrencilere sorması üzerine öğrencilerden biri söz alarak “Newton’un kafasına düşen olgunlaşmış bir elmadır.” der.

Öğrencinin bu sonuca varması çıkarsanmış gerçekliktir. Var olan verilerden hareket ederek sunuca ulaşmıştır.

9. En üst düzeyde gruplama yapabilir.

Bir grup nesnenin bir başka grubun alt sınıfı olabileceğini anlarlar. (Taşıtlar; 1-Otomobiller 2 kamyonlar; Arabalar; 1-Benzinle çalışanlar 2-Mazotla çalışanlar)

10. Mantıksal düşünmeye başlar.

Mantıksal düşünmeden kasıt, somut problem çözmedir. Somut işlemlerle ifade edilmek istenen, elle tutulup, gözle görülebilen işlemlerdir. Ancak bazı işlemleri zihinsel olarak yapabilecek durumdadır. Örneğin, ‘Benim dört kalemim, senin üç kalemin var. Kalemleri bir araya getirdiğimizde kaç kalem eder?’ diye sorduğumuzda problemi zihinsel olarak çözebilirler.

11. Tümevarımsai (Endüksiyon) düşünme başlar.

Parçadan bütüne (özelden genele) doğru akıl yürütme becerisini göstermeye başlar. Örneğin, bir karga gördüm rengi siyahtı; ikinci bir karga gördüm rengi siyahtı; üçüncü bir karga gördüm rengi siyahtı; o halde tüm kargaların rengi siyahtır. Gözlemlenen birkaç kargadan hareketle tüm kargaların renginin siyah olduğunu söylemek tümevarımsai akıl yürütmedir.

Share.

Bu İçeriğe Yorum Yazmak İster misiniz?