Türklerin İslam Medeniyetine Katkıları

0

Türklerin İslam Medeniyetine Katkıları nelerdir? Bu katkıların kısaca açıklaması, hakkında bilgi.

Türklerin İslam Medeniyetine Katkıları

İslam medeniyetine 10. Yüzyıldan itibaren bilim, mimari, sanat, edebiyat ve felsefe alanında kendine özgün bir tarzda büyük değişiklikler oluşturan Türkler, fethettiği tüm coğrafyalara bugün bile etkilerini gördüğümüz ayrı bir anlam ve güzellikler kazandırmışlardır. Türkler tarafından kurulan Karahanlılar, Gazneliler, Tulunoğulları, İhşitoğulları, Selçuklu ve Osmanlı devletleri hem İslam’ın yayılmasında hem de İslam kültür ve medeniyetinin zenginleşmesinde eşsiz katkılar sağlamışlardır.

Türkler, dil ve edebiyat alanlarında yaptıkları çalışmalarla İslam-Türk medeniyetinin temelini atmışlardır. Yusuf Has Hacip’in ‘Kutadgu Bilig/Kutlu Bilgiler’ ve Kaşgarlı Mahmut’un ‘Divanü Lügati’t-Türk’ isimli eserleri bu sahanın ilk önemli örnekleridir. Ayrıca, Ali Şir Nevai, Mevlânâ, Hoca Ahmet Yesevi, Hac-ı Bektaşi Veli, Yunus Emre, Süleyman Çelebi, Karacaoğlan, Seyyit Nesimi, Pir Sultan Abdal gibi gönül erleri, meydana getirdikleri eserleri ile hem divan edebiyatının hem de tasavvuf edebiyatının gelişmesinde çok büyük katkılar sağlamışlardır.

Mimaride ise, bir şaheser olarak ortaya çıkan camilerin, medreselerin, kervansarayların, hanların, hamamların, türbelerin, daruşşifaların, imaretlerin, çeşmelerin ve köprülerin varlığı Türklerin oluşturduğu estetik ve sanatın sentezini Mimar Sinan ve diğer mimarların eliyle en güzel bir şekilde ortaya koyduğu eserlerdir.

Musikide ise Farabi ile ‘Kitabu’l-Musika’ isimli eserin sahibi olan Türkler, hem padişahları hem de Dede Efendi, Itri ve Hacı Arif Bey gibi şahsiyetleri ile özgün Türk müziğinin temellerini atmışlardır. Hafız Osman, Mustafa Rakım, İzzet Efendi ve Hamit Aytaç gibi ünlü hattatların eserleri Türklerin İslam medeniyetine sağlamış oldukları çok önemli sanat eserleridir.

Nizamü’l-Mülk tarafından Bağdat’ta kurula Nizamiye Medresesi, Semerkant’ta kurula Uluğ Bey Medresesi, İstanbul’da kurulan Fatih ve Süleymaniye Medreseleri astronomi, matematik, geometri ve tıp alanında çok büyük bilginler yetiştirmişlerdir. İstanbul’da ilk rasathane 1576 yılında Takiyuddin Mehmet tarafından kurulmuştur. Bu alanda Ali Kuşçu, Biruni ve Nasiruddin Tûsi yaptıkları çalışmalarla Batılılar üzerinde etkili olmuşlardır.

Osmanlıların son döneminde kurulan Mühendishane-i Hümayun/ Teknik Üniversite’de hocalık yapmış olan İsmail Selenbevi logaritmanın kullanışını açıklayan bir eser yazmıştır. Ayrıca İbn-i Sina’nın tıp eserleri uzun yıllar Batı’da ders kitabı olarak okutulmuştur. Aydınlı Hacı Paşa’nın tıp alanındaki önemli eseri olan ‘Şifau’l-Eskam’ı tıp ilmine çok büyük katkılar sağlamıştır.



Yorum Yazmak İster misiniz?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.